İngilizce Çalışma Modülleri (YDS'ye Yönelik: B2 ve Üzeri): Modül 2
dil ingilizce yabancı dil yds yökdil
MODÜL 2: Ekonomi, Risk, Değişim ve Deterrent Kavramları
1. Recession (İsim)
Türkçe Anlamı: Ekonomik durgunluk, gerileme, resesyon.
Örnek Cümle:
"High interest rates can lead to an economic recession."
(Yüksek faiz oranları ekonomik bir durgunluğa yol açabilir.)
İpucu (Recession vs. Stagnation):
Resesyon: Ekonomi aktif olarak aşağı doğru çakılır; şirketler batar, üretim düşer (geçicidir).
Stagnasyon: Ekonomi küçülmez ama ilerlemez de ("patinaj çekme" hali).
Stagflation (Stagflasyon): Stagnasyon yaşanırken aynı zamanda yüksek enflasyonun görülmesidir.
2. Insurance vs. Assurance
Insurance (Sigorta): "Ya olursa?" (If) durumu. Belirli bir ihtimale (kaza, yangın, hastalık) karşı yapılır.
"Car insurance covers damages caused by accidents."
Assurance (Güvence / Teminat): "Ne zaman olacağı belli değil ama kesin olacak" (When) durumu veya verilen soyut/sözlü teminat.
"The manager gave full assurance that the project would be completed on time." (Yönetici projenin zamanında biteceğine dair tam güvence verdi.)
3. Substitution (İsim)
Türkçe Anlamı: Yedekleme, ikame, yerine geçme/geçirme, değiştirme.
Cümle Çözümlemesi:
"The substitution of renewable energy for fossil fuels is essential to combat climate change."
Özne Bloğu: The substitution of renewable energy for fossil fuels... (Yenilenebilir enerjinin fosil yakıtların yerine ikame edilmesi... -> substitution of A for B)
Yüklem Bloğu: ...is essential... (...elzemdir / hayati önem taşır...)
Amaç Bloğu: ...to combat climate change. (...iklim değişikliğiyle mücadele etmek için.)
Tam Çeviri: "Fosil yakıtların yerine yenilenebilir enerjinin ikame edilmesi, iklim değişikliğiyle mücadele etmek için elzemdir."
4. Deterrent (İsim / Sıfat)
Türkçe Anlamı: Caydırıcı şey, engelleyici unsur / Caydırıcı.
Örnek Cümle:
"Strict penalties for environmental pollution act as a major deterrent against illegal dumping."
(Çevre kirliliğine yönelik ağır cezalar, yasa dışı atık dökümüne karşı büyük bir caydırıcı unsur işlevi görür.)
Kullanışlı Yapılar: take into account (hesaba katmak), deterrent to / against, submission (boyun eğme/teslimiyet), adherence (bağlılık, sadakat).
5. Diminish (Fiil)
Türkçe Anlamı: Azalmak, azaltmak, eksilmek, değerini/önemini düşürmek.
Örnek Cümle:
"The availability of natural resources has diminished steadily over the last century."
(Doğal kaynakların kullanılabilirliği, son yüzyıl boyunca istikrarlı bir şekilde azalmıştır.)
Kalıplar: diminishing returns (azalan verim), diminish in value.